Kanada’da Vancouver’da
Sanat Galerisi’nin
önündeyiz. Küçük
çocuklarıyla aileler,
gençler, yaşlılar, birer
ikişer geliyorlar. Ellerinde
Türk bayrakları, sloganların
yazıldığı pankartlar. İçlerinde
belki en çarpıcısı: “Göç ettik
ama terk etmedik. Yanındayız
Türkiye.”
Kimi 25-30 yıl önce göç
etmiş kimi daha yeni. Bolca
da öğrenci… Türkiye’deki
gelişmeleri derin bir kaygıyla
izleyen yaklaşık 400 kişilik
bir grup bu. Konuşuyorum
kimileriyle hepsinin tek isteği
özgür, demokratik, yaşanabilir
bir Türkiye.
İçlerinden biri, dünyaca
ünlü bilim insanımız Prof. Dr.
Yusuf Altıntaş. Sohbet ettik.
Oradakilerin bir anlamda
sesi oldu. Söyledikleri
şöyle: “Yurtdışında
yaşayan bizler
Türkiye’deki siyasi,
ekonomik, deprem,
sağlık, adalet, eğitim,
terör ve diplomatik
gelişmeleri yakından takip
ederiz. Deprem olduğunda
hepimiz ülkeye yardım
seferberliğine koştuk.
Türkiye terör saldırısına
uğradığında lanetledik;
diplomatik cendereye
sokulmaya çalışıldığında
destek verdik. Ana vatandan
hiç kopmadık ve kopmayacağız.
Son gelişmeler iktidarın
FETÖ’den kalma oyunlarla
adaleti, seçim kaybetmemek
için muhalefetin üstüne saldırı
aracı olarak kullanması bizleri
çileden çıkarmış durumda.
Sahtekârların, yandaş
mafyanın, Hazine’yi soyanların
hiçbirisine kendilerinden
oldukları için kovuşturma
yapmamış olan iktidar, özel
olarak görevlendirilmiş savcılar
ve tuzaklanmıs mahkemeler,
sahte şahitler, düzmece
suçlamalarla halkın seçtiği
belediye başkanlarını
zindanlara tıktırdı. İktidar,
artık milyonlarca seçmeni
hiçe sayan, hukuk-adaleteşitlik ilkelerini ayaklar
altına alan bir rejim
haline geldi. Yağmurun
altında yüzlerce kişinin
Vancouver’daki protestosu
bu üzüntünün, ülkeye
olan bağlılığımızın
göstergesidir.”
Toronto, Montreal,
Ottawa, Calgary
ve Edmonton’da da
protestolar düzenlendi. Her
şehirde protestocular, Türk
muhalefetiyle dayanışmalarını
ifade etmek, İmamoğlu’nun
serbest bırakılmasını
istemek ve Türkiye’deki artan
otoriterleşmeye son verilmesi
için bir araya geldi.


