
Zodyak’ın bazı erkek temsilcileri vardır ki; içsel güvensizlikleri, mutlak sahiplenme arzuları ya da yüksek alan koruma içgüdüleri yüzünden eşlerine karşı nefes kestiren bir baskı uygulayabilirler. Karısının attığı her adımı, konuştuğu her insanı mercek altına alarak evliliği bir sorgu odasına çeviren o 3 erkek burcunu inceledik.
AKREP BURCU
Kıskançlık ve sahiplenme denildiğinde listenin başında tartışmasız Plüton’un oğlu Akrep erkeği gelir. Onun sevgisi son derece derin ve tutkuludur; ancak bu tutku kolayca aşırı bir kontrol arzusuna dönüşebilir. Karısını adeta dünyadan izole etmek, ruhunun her detayına tek başına sahip olmak ister. Karısının sosyal medyasını, arkadaş çevresini, hatta bir mesajın geliş süresini bile dedektif gibi sorgulayabilir. Güvensizlik zihnine bir kez düştüğünde, eşine karşı yürüttüğü o sessiz ama boğucu psikolojik baskı çekilmez bir hal alabilir.
ASLAN BURCU
Aslan erkeğinin kıskançlığı gururundan, mülkiyet duygusundan ve yüksek egosundan beslenir. Karısı onun gözünde bir kraliçedir ve o kraliçeye başkalarının hayranlıkla dahi bakmasına tahammül edemez. Giyilen kıyafetten dışarıda sergilenen tavırlara kadar her şeye müdahale etme hakkını kendinde görür. Kıskançlığını Akrep gibi gizli değil, son derece yüksek sesle, kükreyerek ve alanını sınırlandırarak gösterir. Eşini şımartmayı çok sevse de, bu aşırı korumacı ve “Sadece benimsin” odaklı tavrı karısını zamanla ciddi şekilde bunaltır.
BOĞA BURCU
Boğa erkeği dingin, sabırlı ve huzur dolu bir profil çizer; fakat iş eşini kıskanmaya geldiğinde o sakin adamın yerini inatçı ve kısıtlayıcı bir duvar alır. Toprak elementinin getirdiği güçlü sahiplenme içgüdüsü yüzünden, eşini hayatının en değerli “varlığı” olarak görür ve bu varlığı dış dünyadan korumak ister. Karısının kendi sosyal çevresiyle vakit geçirmesi veya onun kontrolü dışında yeni adımlar atması Boğa erkeğinin huzursuzluğunu tetikler. Sevgisini kısıtlayarak ve düzenini eşinin üzerine bağlayarak gösterdiği için bu durum evlilikte boğucu bir hal alabilir.


