GÜNDEM

Şatolardan Kartal Yuvası’na: Bavyera’nın düşleri ve karanlıkları

Bu yapı bir saray mı yoksa bir şato mu? Bir düşler dünyasındayız.

“Eksantrik” Kral II. Ludwig’in (1845-1886) karşımızda yükselen “eseri” sarayla şato karışımı bir yapı. Milyonlarca “mark”ı, ülkesinin hemen hemen tüm olanaklarını, gerçekdışı gibi görünen 200 odalı bu olağanüstü saraya harcamış. Ona “çılgın” diyenler olmuş.

Neuschwanstein Şatosu bir ortaçağ şövalye şatosu gibi inşa edilmiş. Kral II. Ludwig’in karşımızda yükselen “eseri” sarayla şato karışımı bir yapı. Karşısında durduğunuzda bir an için düşler dünyasına dalıyorsunuz. “Şan ve şöhret” dolu bir yaşamın özlemini çeken genç kral burada onunla ölümsüzleşmek istemişti.

Neuschwanstein, belki de Avrupa’nın en güzel şato sarayı! Bavyera Kralı II. Ludwig insanlarla bir arada değil, kendi yarattığı düşler dünyasında yaşamış. İçine kapanık, utangaç ancak kendini hep en büyük hissetmiş bir kral. İnsanlardan uzak olmayı yeğlediği için masalımsı bu sarayın duvarları ardına çekilmiş.

Kral II. Ludwig 13 Haziran 1886’da öldüğünde anlaşılmaz bir yaşam Starnberg gölünün sularında son bulmuştu! Düşler dünyasının kralı 41 yaşında ardında büyük borçlar bırakarak yaşamını yitirmişti. Ölmüş müydü, öldürülmüş müydü? Bu günümüze dek yanıtlanamamış bir soru.

Image

DUVARLAR ALTIN KAPLI

Münih’le Salzburg arasındaki Chiemsee, Güney Bavyera’nın güzel göllerinden biri. Burayı çekici yapan Kral II. Ludwig’in ölümünden kısa süre önce yaptırdığı Herrenchiemsee Sarayı. Versay’dan etkilenmiş yapıda 98 metre uzunluğundaki görkemli tören salonuyla ikinci kata çıkan merdivenler ve kralın her yanı altın kaplama yatak odası göz kamaştırıyor. II. Ludwig, bu sarayda yaşamının yalnızca 10 gününü geçirmişti! Ölümünden birkaç ay önce Tirol yöresinin şirin göllerinden Plansee kıyılarına, Pekin’deki “Kış Sarayı”nı anımsatan bir saraycık kondurmayı planlamıştı.

II. Ludwig’in başka sarayları da var. Bavyera Alpleri’nin çevrelediği Ammergau yöresindeki Linderhof’u çok severdi. Olağanüstü dağ manzarasıyla ünlü sarayın hemen hemen bütün odaları altın kaplı. İnsanlarından kaçan genç kral, hayranı olduğu ünlü besteci Richard Wagner’in “Tannhäuser” operasındaki dev mağaranın benzerini sarayın bahçesine yaptırmış.

Yine aynı yörede, Schachen tepesine kondurttuğu 3 bin metrelik Zugspitze ve Avusturya Alpleri manzaralı “Kral Evi” de düşsel bir yapı. Birinci katın rengârenk odaları şark saraylarını andırıyor. Salonu, Padişah 3. Selim’in annesi Mihrişah Valide Sultan‘ın yaz aylarını geçirdiği Eyüp‘teki sahil sarayının salonundan esinlenmiş! UNESCO’nun Dünya Mirası Komisyonu Neuschwanstein Şatosu‘nu, Herrenchiemsee ve Linderhof Sarayları ile Schachen Dağı’ndaki kraliyet sarayını çoktan Dünya Mirası Listesi’ne aldı.

HİTLER, ‘KARTAL’ YUVASINDA

Başka bir “cevher” de yarım saat ötedeki Obersalzberg tepesinde! Almanya-Avusturya sınırında, iki bin metreye yaklaşan bu tepenin 1933’ten bu yana kötü bir ünü var. Hitler, başa geçer geçmez Obersalzberg’deki tüm yapılara el koymuştu. Mülkünü satmak istemeyenleri “toplama kamplarına gönderirim” tehdidiyle inatlarından vazgeçirtmişti.

Bunlardan biri de “Türkün Yeri“ adındaki küçük otel. Otelin sahibi 1683’de Osmanlıların Viyana kuşatması sırasında I. Leopold’un ordusunda görev yaptığı için dönüşünden sonra oteline “Türk’ün Yeri“ adını vermişti. II. Dünya Savaşı yıllarında Hitler’in koruma birimi SS’in adamları altında gizli mahzenler olan bu binada konakladı. Tarihi otel bugün de ayakta.

Kendisine “halkın başbakanı” denmesini isteyen Hitler, Obersalzberg tepesinde kendi çizdiği planlara göre dev bir karargâh oturtmuştu. “Führer” ülkeyi ve savaşı uzun yıllar (1000 küsur gün) buradan yönetmiş ülkeler arası politikacılarla, diplomatlarla görüşmelerini burada yapmıştı. Yükseklik neredeyse 2 bin metre. İnanılmaz bir manzara, dimdik yükselen yamaçlar silme çam ormanlarıyla kaplı, aşağıda pırıl pırıl dereler… Suları yemyeşil Königsee’de şirin, küçük, kar beyazı gemiler çalışıyor. Çok ötelerde Salzburg, ufukta Alp dorukları…

ÇAY EVİ

Obersalzberg’i ziyarete çıkanlar ayaklarının altındaki olağanüstü doğayı Führer’in çayevinden seyrediyor. Uçurumun bağrına sipsivri bir çıkıntı gibi saplanan terasta 1944 yılına dek Hitler, yanında Eva’sı, ayaklarının dibinde üç köpeği, keyif çatıyordu. Alpler’deki bu “kartal yuvası” ona Nasyonal Sosyalist Parti yönetiminin 50. doğum günü armağanıydı! O günlerde 130 Rayh Markı’na (bugün 30 milyon Avro) çıkmıştı. Martin Bormann’ın sadece 13 ayda inşa ettirdiği, yaklaşık 150 metrelik bir kayanın sivri tepesine (1834 metre) oturtulmuş yapıya ulaşmak bir macera.

Önce kayalara oyulmuş, abajurlarla aydınlatılmış 124 metrelik bir tünelde ilerliyorsunuz. Sonra tavanından sallanan kocaman bir avizenin, duvarlarındaki kollu şamdanları pırıl pırıl aydınlattığı, içi tamamen pirinç levhalarla kaplı 47 kişilik asansörle kayaların içinden 41 saniyede 124 metre yükseliyorsunuz. Çayınızı yudumlarken olağanüstü bir doğayı izliyorsunuz. Ziyaret sonrasında özel otobüsler ziyaretçileri tekrar Berchtesgaden’e indiriyor. Buraya kadar gelmişken ertesi günü bir kuş uçuşu ötedeki Salzburg’a ayırın. Mozart’ın, Stefan Zweig’ın şirin kentine…

Her yıl Temmuz-Ağustos aylarında 200 etkinlikle 250 bin izleyiciyi ağırlayan Salzburg Festivali kaçırılmaz!

İlgili Haberler

Bursa’da korkunç kaza… Servis aracı bariyerlere çarptı: 6 yaralı!

admin

Erzurum’da kadın cinayeti: Sokak ortasında öldürdü, daha sonra intihar etti

admin

Down sendromlu Keziban’ın yıllardır kurduğu gelinlik hayali gerçek oldu

admin

Ege mutfağının vazgeçilmez mezesi: Fava tarifi

admin

Domenico Tedesco’dan maç sonu itiraf: ‘Turu bu yüzden kaybettik’

admin

Partisinden istifa etti: YRP’li belediye başkanı AKP’ye katıldı

admin

Yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Çerez Politikası