GÜNDEM

Korkak bin kez, cesur bir kez ölür!

Ekrem İmamoğlu ve onunla birlikte gözaltına alınan belediye başkanlarının, bürokratların, yöneticilerin tutukluluğunun 100. günüyle ilgili etkinlik duyurulduğunda içim cız etmişi. Tutuklu gün sayısı üç haneli rakamlara gelmişti. İçeridekiler ve onları bekleyenler için çok uzun bir süreydi.

Ancak ülkemizde adaleti beklemek için ne yazık ki çok da uzun sayılamayacak bir zaman dilimiydi!

İçimden şöyle demiştim:

“Dilerim 100’ün ardından 200. gün, onun ardından 250 gelmez! Özgürlük daha fazla gecikmez!”

Ne yazık ki geçen hafta sonu 500. gün doldu!

Tutuklu 500 gün!

Şu aşamada ucu da belli değil. Ülkemizde pek çok şey gibi özgürlük de pazarlığa tabi!

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve birlikte yürüdüğü yol arkadaşları pes etmediği için, teslim olmadığı için genel merkeze hapsolmayı kabul etmediği için 500. güne kadar gelindi!

***

Bir buçuk yıldır yeri geldikçe vurguladığımız yaman sarmalın en keskin virajına geldik!

Bir yanda “terörsüz Türkiye” süreci…

Bir yanda “muhalefetsiz Türkiye” süreci…

Terörsüz Türkiye sürecinde AKP ile DEM arasında sıkı bir pazarlık sürüyor. DEM’le pazarlık bu kesimdeki siyaset üretme alanlarının dışavurum yeri! Bütün mesele kapsama alanı. Kimi, ne kadar kapsayacak? PKK ile bağlantılı olanlar nasıl bir yaklaşımla yaşama katılacak? İki uç bakış var. DEM, “Bunun suç işleyeni işlemeyeni olmaz. Herkes siyaset yapabilecek özgürlükte olsun” diyor.

AKP, “Topluma anlatabileceğimiz, tepki çekmeyecek bir başlangıç yapalım” diyor. MHP sabırsız görünüyor, “Ne gerekiyorsa bir an önce yapalım” diyor.

Bu hafta bu iki ucun ortasında bir taslak hazırlandı! Çerçeve yasa önerisinin içinin nasıl dolacağını yağun tartışacağımız günlerdeyiz.

Muhalefetsiz Türkiye süreci de çok kritik virajda. Bir yılı aşkın süredir 31 Mart 2024 yerel seçimler başarısından sonraki saldırıların üç kulvarlı olduğunu vurguluyoruz:

1- Belediye başkanlarını tutuklama.

2- Belediye başkanlarını rozetleme!

3- Kongre ve kurultayları sakatlama!

Her üç kulvar için de her şeyin daha net ortaya çıktığı bir temmuz ayı geçirdik. Son bir ayda üç belediye başkanı tutuklandı, üç belediye başkanı rozetlendi, kurultay butlanlaştı!

Geçen hafta sonu Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş gözaltında tutuklanacağı saatleri beklerken Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, Şile Belediye Başkanı Sacit Terzi ve Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl ampul rozetini takacağı saatleri bekliyordu.

Butlan yönetimi de bütün bunları “titizlikle” izliyordu!

***

500. güne dönersek…

Anadolu insanı açlığın neler yaptırabileceğini anlatmak için çok etkili sözler üretmiş.

Aç kalan toplum bütün değerlerini yer, demiş!

Bir de şunu söylemiş:

Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin!

Bugünün Türkiye’sinde bu söz şöyle de söylenebilir: Allah kimseyi özgürlükte terbiye etmesin! Belediye başkanlarını tutuklama operasyonu öncesinde alt düzey bürokrasiden bazıları alınıyor. Onlara, “Bize her şeyi söyle, yoksa buradan çıkamazsın” deniyor. O an özgürlükle başkanını “satma” arasında gidip geliyor!

Son örnek Erdal Beşikçioğlu… Belediyedeki olumsuzluğu saptadığı an kendisi başvurup gereğinin yapılmasını sağlıyor! Onların gizli-açık ifadeleri, itirafları ile kendisi tutuklanıyor!

Bugünlerden yarınlara tutuklansa bile teslim olmayanlar, cesaretle direnenler kalacak!

Uğur Mumcu böylesi durumlarda gür sesle haykırırdı:

Korkak bin kez, cesur bir kez ölür!

İlgili Haberler

Hükümet nedir? (4)

admin

‘Parasallaşmış bir sistem var’

admin

Türk sinemasında derinlikli bir yolculuk: Yeşim Ustaoğlu filmleri

admin

Dünyanın gözü ABD’de! İkinci Trump dönemi başlıyor

admin

PlayStation 5, sevkiyatları 84,2 milyonu geçti

admin

Basketbol Süper Ligi’nde play-off yarı final maçlarının programı açıklandı

admin

Yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Çerez Politikası