1-ENGELLİLİĞİ NEDENİYLE VERGİ İNDİRİMİNDEN YARARLANAN 4/a KAPSAMINDAKİ SİGORTALILARLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER NELERDİR?
Engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanan 4/a (SSK) kapsamındaki sigortalılara, yaş koşulu aranmaksızın daha kolay şartlarda, daha erken yaşlılık aylığı bağlanması uygulaması ilk olarak 506 sayılı Kanunla verilen bir haktır. Sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanması için 6/8/2003 tarihine kadar engellilik derecesine bakılmaksızın (engellilik derecesinin en az % 40 olması kaydıyla) en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim gün sayısı koşulları (506/60.mad (C-b) bendi) aranırken, bu tarihten sonra yapılan değişiklikle, ilk defa 6/8/2003 tarihinden sonra sigortalı olanların, engellilik derecelerine göre aylığa hak kazanma koşulları farklılaştırılmıştır.
Ancak getirilen bu yeni düzenlemeden, 6/8/2003 tarihinde 12 yıldan fazla sigortalılık süresi olanlar etkilenmemiş, bu tarih itibariyle 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunanlar için engellilik derecelerine göre 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 87. Madde ile sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı belirlenerek kademeli geçiş süreci (Tablo 1) öngörülmüştür.
Tablo: 1 506 Sayılı Kanunun Geçici 87. Maddesi.

Uygulama bu şekilde devam ederken, 2008/Ekim ayında yürürlüğe giren ve 506 sayılı Kanun hükümlerinin tamamına yakınını mülga eden 5510 sayılı Kanunun geçici 10. Maddesinin ikinci fıkrasında sigortalılığı 2008/Ekim öncesi başlayan ve engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlandığını bu tarihten önce veya sonra tespit ettiren 4/a yani (SSK) kapsamındaki sigortalılar için 506 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam edileceğine ilişkin düzenleme yapılarak, bir anlamda bu özel grup için müktesep haklar korunmuştur.
15/1/2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7538 sayılı Yasa ile 5510 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde yapılan değişiklikle, engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanan 4/a kapsamındaki sigortalıların emeklilik uygulamasına son verilmiştir. 15/1/2025 tarihinden önce engelli emekliliğe ilişkin usul esaslar aşağıdaki tabloda Değişiklikten önce engellilere yaşlılık aylığı bağlanmasına kadar geçen süreç aşağıda Tablo 2’de özetlenmiştir.
Tablo 2 Engelliliği Nedeniyle Vergi İndiriminden Yararlanan Sigortalılara 15/1/2025 Tarihinden Önce Yaşlılık Aylığı Bağlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar


7538 sayılı Kanunla engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlara yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin 506 sayılı Kanunun geçici 87. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, 7538 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği, 15/1/2025 (dahil) tarihinden sonra bu kapsamda talepte bulunanlara aylık bağlanmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, haklarında düzenlenmiş geçerli vergi indirim belgesi olanlardan, 15/1/2025 tarihinden;
– Önce aylık talebinde bulunanlara 506 sayılı Kanun hükümlerine,
– Sonra aylık talebinde bulunanlara ise 5510 sayılı Kanunun 28. Maddesinin beşinci fıkrası ile geçici 6. Maddesinin yedinci fıkrasının (d) ve (e) alt bentlerinde belirtilen koşullara,
göre yaşlılık aylığı bağlanmaktadır.
Yukarıda da açıklandığı üzere, engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanan sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin 5510 sayılı Kanunun ana maddelerinde herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Kanunun geçici 10. Maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm ile sigortalılığı 2008/Ekim öncesi başlayan ve engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlandığını tespit ettiren 4/a kapsamındaki sigortalıların bu hakları devam ettirilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 28. Maddesinde sigortalılık başlangıç tarihine bakılmaksızın 4/b ve 4/c kapsamındaki sigortalılar ile ilk defa 2008/Ekim sonrasında sigortalı olan 4/a kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücü kaybına göre yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları belirlenmiş ve Geçici 6. Maddede yapılan düzenleme ile 28. Maddede belirlenen prim gün sayıları işe giriş tarihine göre kademelendirilmiştir.
Tablo 3: 5510/MAD.28-BEŞİNCİ FIKRA-GEÇİCİ MAD.6/ YEDİ-/D ve E FIKRALARINA GÖRE ÇALIŞMA GÜCÜ KAYBI ORANI %60’IN ALTINDA OLANLAR (4/a sigortalıları için)

Görüldüğü üzere, 4/a sigortalılarının 5510/28/beşinci fıkra kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları işe giriş tarihine göre belirlenmektedir. 4/b ve 4/c kapsamındaki sigortalılar için böyle bir geçiş maddesi bulunmamakta olup, bu sigortalılar için beşinci fıkra, 2008/Ekim sonrası aylık talebinde bulunanlara hemen uygulanmıştır. 4/b ve 4/c sigortalıları için çalışma gücündeki kayıp oranının;
– % 50 ila %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,
– % 40 ila %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,
malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaş koşulu aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanmaktadırlar.
Çalışma gücü kaybı % 60 ve üzerinde olanlar 5510 sayılı Kanuna göre malul sayıldıklarından, bunlara Kanunun 25. Maddesinde belirtildiği gibi 10 yıllık sigortalılık süresi ve en az 1800 gün prim gün sayısını doldurmaları halinde malullük sigortasından aylık bağlanmaktadır.
Sigortalılığı 2008/Ekim öncesi başlayan 4/a kapsamındaki sigortalılardan engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlar hakkında 15/1/2025 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinde yapılan değişikliklerleengelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlandığını tespit ettiren sigortalılarla ilgili uygulama Tablo 4’te belirtilen usul ve esaslar dahilinde yapılmaktadır.
Tablo 4: Engelliliği Nedeniyle Vergi İndiriminden Yararlanan Sigortalılara 15/1/2025 Tarihinden Sonra Yaşlılık Aylığı Bağlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar


2- 4/A SİGORTALILARININ ENGELLİ EMEKLİLİK HAKKI NEDEN KALDIRILDI?
7538 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin gerekçesi; mevcut uygulamada, engelli veya çalışma gücü kaybı bulunan 4/a sigortalılarından, ilk defa 2008/Ekim öncesi ve sonrası sigortalı olanlar için farklı yönetmeliklere göre engellilik derecesi ve çalışma gücü kayıp oranları belirlendiği, bunların engellilik derecesi veya çalışma gücü kayıp oranlarına göre yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının da farklılık gösterdiği, engelli ve çalışma gücü kaybı bulunan 4/a, 4/b ve 4/c sigortalılarının gerek engellilik/çalışma gücü kayıp oranlarını belirleyen kurum ve sağlık kurullarının farklı olması gerekse yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarındaki mevcut farklılıkların norm ve standart birliği sağlanması amacıyla değiştirildiği belirtilse bile, gerçekte bunun böyle olmadığı arka planda farklı sorunların olduğu ve neticede bunun sonuçlarının engelli 4/a sigortalıları yönünden büyük mağduriyetlere neden olduğu görülmüştür.
Uygulamada yapılan değişikliğin asıl nedeni SGK ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu arasında yaşanan sıkıntılardır.
SGK yönüyle, engellilik raporlarının sağlık kuruluşlarından temininde sahtecilikle ilgili birçok soruşturmaya sebep olması, aylık bağlama işlemlerini yapan bir kuruluş olarak bu sigortalılara aylık bağlanmasına esas engellilik derecesi tespit işlemleri ile bunların kontrol muayene işlemlerinin, başka bir kurum sağlık kurulu yerine, kendi kurum sağlık kurulları tarafından yapılmasının daha uygun olacağını ve uygulamanın tamamen kendi kontrolünde olmasını istemiştir. Çünkü SGK’nın bu sigortalıların kontrol muayenesine gönderilme işlemlerine Merkez Sağlık Kurulunun iş yükünün aşırı derecede arttığını gerekçe göstererek sınırlama getirmesi ve her seferinde bu işlemi yapmak istememelerini belirtmeleri SGK’yı kontroller yönünden sıkıntıya sokmuştur.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu, vergi indirimine hak kazanmış sigortalıların SGK tarafından aylık bağlanmadan veya bağlandıktan sonra farklı gerekçelerle kontrol muayenesine tabi tutulmasını istemesi ve bu durumun ise kendi belirlediği kontroller dışında ek iş yükü getirdiğini gerekçe göstererek kendilerinin belirledikleri kontrol muayeneleri dışında, SGK’ya yapılan ihbar ve şikayetler ile yine SGK denetim elemanlarınca yapılan soruşturmalarla sınırlı tutulmak kaydıyla kontrol muayene incelemesi yapmış, bunun dışında SGK’nın herhangi bir kontrol muayene işlemine ilişkin tespit yapmak istememiştir.
Engelli emekliliğin kaldırılmasına ilişkin madde gerekçelerinde; 4/a, 4/b ve 4/c kapsamındaki sigortalılar yönünden hak ve yükümlülüklerde norm ve standart birliği sağlanması amacıyla bu değişikliğin yapıldığı belirtilmekte ise de, 2008/Ekim ayından 2025/Ocak ayına kadar yaklaşık 17 yıl neden beklendi? İfade ettiğimiz gibi bunun asıl nedenleri madde gerekçelerinde yazılanlardan farklı nedenlere dayanmaktadır.
3- ENGELLİ EMEKLİLİĞİN KALDIRILMASI SONUCU ENGELLİ SİGORTALILAR YÖNÜNDEN NASIL BİR MAĞDURİYET OLUŞTU?
Engelli emeklilik 15/1/2025 tarihi itibariyle kaldırıldı. Bu tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlandığını tespit ettiren sigortalıların 15/1/2025 tarihinden sonra aylık talebinde bulunmaları halinde, SGK yeni uygulama gereği bunların Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmiş engellilik derecelerini dikkate almamakta ve bu tespite esas sağlık kurulu raporları, talep tarihinden önceki 6 ay içerisinde Kurumca yetkilendirilmiş hastanelerce düzenlenmiş ise, sigortalıyı yeniden hastaneye sevk etmeden, raporların son 6 ay öncesine ait olması halinde ise, yeniden sevk işlemi yapılarak, alınan sağlık kurulu raporları SGK sağlık kurulunca Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek yeni çalışma gücü kayıp oranı belirlenmektedir. Kurum Sağlık Kurulunca, ağır (çalışma gücü kaybı % 60 ve üzeri), hafif (çalışma gücü kaybı yüzde 40-49 arası) ve orta (çalışma gücü kaybı yüzde 50-59 arası) düzeyde çalışma gücü kaybı oranı tespiti yapılacağı gibi, sigortalının kontrol muayenesine tabi tutulup tutulmayacağına da karar verilmektedir. Kurum sağlık kurulu kararlarına itiraz, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna yapılabilmektedir.
Sigortalıların mevcut engellilik derecelerinin dikkate alınmayıp SGK sağlık kurulunca yeni bir çalışma gücü kayıp oranının tespit edilmesi ve bunun engellilik derecesinin tespitinde esas alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yerine, farklı kriterlere göre belirlemelerin yapıldığı Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre yapılması esas mağduriyeti yaratan durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü sigortalıların farklı yönetmeliklere göre tespit edilen engellik/çalışma gücü kayıp oranları aynı olmamaktadır. Bunun nedeni, oranların belirlenmesinde farklı kriterlerin kullanılmasıdır. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’te sigortalının her bir hastalığı için ayrı ayrı engellilik oranı belirlenip bunların toplamı alınırken, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti işlemleri Yönetmeliğinde kişinin birden fazla hastalığı varsa en yüksek oran hangi hastalığa aitse o oran dikkate alınmaktadır. Onun için hastaneden alınan rapordaki engellilik oranı ile SGK sağlık kurulunun belirlediği çalışma gücü kaybı farklı olmakta ve genellikle de belirlenen yeni çalışma gücü kayıp oranı, engellilik derecesinden daha düşük olmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu engellilik oranı tespitinde sağlık kuruluşlarının kullandığı Yönetmeliği esas aldığından bu kadar farklılık olmamakta idi. Ancak SGK’nın tespit işlemini farklı bir yönetmeliğe göre yapması, sonuçların maalesef çok farklı çıkmasına neden olmaktadır. Öyle ki, hastaneden alınan sağlık kuruluşu raporunda % 90 civarında belirlenen engellilik oranı, SGK sağlık kurulunca %40 çalışma gücü kaybı olarak belirlenebilmektedir.
Yine diğer bir mağduriyet konusu, yaşlılık aylığına hak kazanma prim gün sayısı ile sigortalılık süresi koşullarının daha da ağırlaştırılması daha geç emeklilik anlamına gelmektedir.
Çünkü engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlar için mevcut yasal düzenlemelerde yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları, 5510 sayılı Kanunda çalışma gücü kaybı %60’ın altında olanlar için öngörülen sigortalılık süresi ve gün koşullarından daha erken emekliliğe neden olmaktadır. SGK engelli sigortalılar yönünden 2008/Ekim öncesi ve sonrası mevzuat ayrımını ortadan kaldırma bahanesiyle erken emekliliğin önünü kesmek istemiştir.
Netice itibariyle gelinen noktada, engelli emekliliğinin kaldırılmasıyla engelli sigortalılar yönünden çok büyük bir mağduriyet yaşanmaktadır. Bu durum, engellilerin haklarını ellerinden almaya yönelik bir düzenleme olduğu için CHP tarafından Şubat/2025’te durdurma ve iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) dava açılmış, aradan 1,5 yıl geçmiş olmasına rağmen Anayasa Mahkemesi hala Kararını açıklamamıştır.
Bu konuda Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED) tarafından verilen mücadele de takdire şayandır. Emeği geçen herkesi kutluyorum. Derneğin engelli emekliliğin kaldırılması sonucu oluşan mağduriyetlerle ilgili olarak sosyal medya paylaşımları, saha çalışmaları, siyasilerle görüşmeler vb. şekilde yapılan her türlü etkinlik, bu haklı talepleri canlı tutmaktadır. Dernekten bende çok sayıda mail almaktayım ve onların bu mücadelesinde yanlarında olduğumu belirtmek istiyorum. Maalesef ülkemizde haklar kendiliğinden verilmiyor. Bazen EYT’lilerde olduğu gibi çok uzun sürelere dayanan mücadeleler sonucunda bu haklar alınabiliyor.
Ezcümle, engellilerin alınan hakları mutlaka geri verilmelidir. Anayasa Mahkemesinden, engelli emeklilik uygulamasını kaldıran yasal düzenlemenin iptaline ilişkin kararın çıkmasını ve haksız uygulamanın bir an önce kaldırılmasını bekliyoruz…


