
Spor, beden eğitiminin kurallaştırılmış halidir. Sporda antrenör veya teknik direktör, diğerinde beden eğitimi öğretmeni vardır. Her ikisinin de uğraş alanı çocuk, genç, yetişkin
insandır. Okullarda, özellikle ilköğretim
okullarında oyun çocuğu, kulüplerde ise
sporcular vardır. Okullar genelde kulüplere altyapı sağlar, beden eğitimi öğretmenleri yetenek avcısıdır. Ana okulları
ve ilköğretim çağındaki oyun çocuklarının okullarda en çok sevdikleri ders beden eğitimi ve cimnastiktir. Beden eğitimi öğretmenleri de doğal olarak bu sevgiden pay alır. Biliyor musunuz, çocukların fiziken ve ruhen en rahatladıkları, yarıştıkları, yardımlaştıkları, sosyalleştikleri, en önemlisi heyecanlandıkları ve
kahkaha attıkları derstir. Hepsinin yüzü güler.
NE ÇABUK UNUTULMUŞ?
Güldüğü zaman güzelleşmeyen
yüz yoktur, isterseniz deneyin,
aynanın karşısına geçin ve gülün, ne
güzel görüneceksiniz. Beden eğitimi
derslerinde de hepsi çok güzeldir.
Bedensel becerilerini test ettikleri hatta
doğru yürümeyi, koşmayı, hoplamayı,
zıplamayı ve koordinasyonu bilmeden
öğrendikleri, kaçınılmaz bir kültür
dersidir. Oyun; çocukların en doğal
hakkı olduğu gibi eğitim de kurumsal
haklarıdır. Çünkü eğitim çağdaş insan
yaratma sanatıdır. Her çocuk çağdaş,
laik, bilimsel, ücretsiz yatılı yatısız
eğitim alma hakkına sahiptir. Yetkililere
sesleniyorum. Ne çabuk unutulmuş.
ONLAR BİZİM GELECEĞİMİZ
Görülen o ki yeni müfredat
planlamanızla beden eğitimi derslerini
seçmeli yapıp yok etmeyi yani adeta
kesmeyi planlıyorsunuz. Gülen yüzleri
solduruyorsunuz! Yapmayın! Onlara bir
öğlen yemeği veremediniz, çocukları
aç bıraktınız, düşünceleri çelişkili,
umutları tükenmiş, okulundan soğumuş
bir kuşak yarattınız. 2 milyonu aşkın
çocuğumuz bu yıl örgün eğitimin dışına
çıktı. Meşhur TÜİK rakamlarına göre
720 bin çocuk işçimiz var. Art niyetli
protokollerle proje okul uygulamasını
bahane ederek, durduk yerde çok
sevdiği, güvendiği öğretmenlerinden
ayırdınız. Gencecik çocukların sinir
uçlarına dokundunuz. Çocukları ilk
kez eylem yapmaya, eylem kavramıyla
tanışmaya adeta zorladınız. Hiç geriye
dönüp baktınız mı? Yarattığınız bu
tablolardan çok mu mutlusunuz. Onlar
bizim geleceğimiz. Lütfen yapmayın!
*Eski milli cimnastikçi –
Eski milli takım antrenörü

