GÜNDEM

Çürüyen toplum, güven ve çaresizlik

Paulo Coelho’nun “Aldatmak” romanı, ilk bakışta bir kadının yaşadığı duygusal boşluğu ve evlilik dışı ilişkiyi anlatır. Kitap; yalnızca sadakat, arzu ve evlilik sorunlarını anlatmaz bize. Romanın merkezinde Linda’nın yaşadığı huzursuzluk, bireysel bir bunalım olduğu kadar güven duygusunun aşınmasına da neden olur. Linda’nın kendisine, eşine, evliliğine ve içinde yaşadığı topluma karşı hissettiği yabancılaşma, toplumsal güvenin hangi koşullarda zayıfladığını anlamak için önemli bir imkân sunar okura. Linda, dışarıdan bakıldığında eksiksiz sayılabilecek bir hayata sahiptir. Başarılı bir gazetecidir; varlıklı, anlayışlı ve güvenilir bir adamla evlidir; üstelik dünyanın en güvenli ve müreffeh ülkelerinden birinde, İsviçre’de yaşamaktadır. Buna rağmen kendisini mutsuz, sıkışmış ve hayattan kopmuş hisseder. Coelho’nun kurduğu temel çelişki açıktır: Maddi güvence ve toplumsal düzen, insana her zaman güven sağlamaz. Toplumsal güven, insanların yalnızca birbirlerinin dürüstlüğüne inanması değildir. Bireyin yaşadığı toplumun kurallarının adil olduğuna, adaletin sağlam temelde oturduğuna, en önemlisi de geleceğin bütünüyle belirsiz olmadığına işaret eder.

***

Bu noktada Linda’nın yaşadığı bunalım yalnızca kişisel bir mutsuzluk değildir. Onun durumunda, modern toplumun başarı ve mutluluk tanımlarına karşı gelişen bir güvensizlik de vardır. İnsan, toplumun kendisine önerdiği bütün hedeflere ulaştığı halde mutsuzsa sorunun kendisinde olduğunu düşünmeye başlar. Linda da önce kendi duygularından kuşkulanır. Sahip olduğu hayattan memnun olması gerektiğini düşündüğü için mutsuzluğunu açıklamakta zorlanır. Böylece toplumsal beklentiler, bireyin kendi gerçeğini tanımasını engelleyen bir baskıya dönüşür. Aldatma burada toplumsal güven krizinin bireysel düzeydeki görünüşlerinden biri haline gelir.

***

Güven yalnızca başkalarının bize ihanet etmeyeceğine inanmakla kurulmaz; kişinin kendi davranışlarının sorumluluğunu taşıyabileceğine inanması da gerekir. Romanın geçtiği Cenevre’nin siyasal ve ekonomik bakımdan düzenli yapısı da anlamlıdır. Güvenli sokaklar, güçlü kurumlar ve yüksek yaşam standardı, toplumun dışarıdan görünen yüzünü oluşturur. Fakat bu düzenin içinde insanlar birbirlerine karşı mesafeli, kontrollü ve kimi zaman yalnızdır. Coelho böylece güven kavramının iki farklı boyutunu karşı karşıya getirir: Kurumsal güven ve insani güven.

***

Ülkemizde ise çok uzun zamandır kurumsal ve insani güven çökmüş vaziyette. Cenevre’deki düzenin yerinde yeller esiyor! Üstüne bir de güven duyulan “kahramanlar”ın boşa çıkması nedeniyle tam bir boşluk yaşanıyor. Zaten Brecht’in dediği gibi “Ne yazık kahramanlar yetiştiren toplumlara”. Devletin kahraman olması gereken durumlarda adeta mafya babalarının kendini sorumluluk sahibi olarak pazarlamasının önünü açıyor.

Hatta 2023’te açıklanan Ipsos araştırmasında geçtiğimiz günlerde cezaevine giren bir şarkıcı ve yardım derneği başkanı, yüzde 68 ile Türkiye’nin en çok güvenilen ünlüsü gösterilmişti. Aynı şekilde siyasetçilere olan güvenin azalması gelecek kaygısını iki misline çıkardı. Şu bir gerçek ki toplumsal güven, yalnızca iyi bir imaja değil, denetlenebilir bilgiye ve işleyen kurallara bağlıdır.

***

Nasıl Coelho’nun romanında Linda’nın yaşamındaki düzen onun iç dünyasının bütün gerçeğini göstermiyorsa toplumsal bir figürün kamusal görüntüsü de o kişinin veya çevresindeki kurumun bütün işleyişini tek başına kanıtlamaz. Buradaki ortak nokta “aldatma” suçlaması değil; toplumun çoğu zaman görünür olanı hakikatin tamamı kabul etmesidir. Bu yanılsama ise toplumun çürümesini kolaylaştırır.

***

Biz ise bu çürümenin tam da kalbine düştük! 

İlgili Haberler

Canan Kaftancıoğlu’ndan Eren Ali Bingöl’e sert çıkış

admin

Son Dakika… ‘Herkese sesleniyorum’ dedi: Ekrem İmamoğlu’ndan ‘birlikte ses verelim’ çağrısı!

admin

İzmir Büyükşehir Belediyesi kamulaştırdı, Vakıflar el koydu!

admin

‘Yurtta sulh, cihanda sulh!’ – Ekrem İmamoğlu

admin

Adanalı minik öğrencilerden mangal şov! Yerli Malı Haftası’nı böyle kutladılar

admin

Uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınmışlardı: Hakan Sabancı ve Kerim Sabancı’nın ifadeleri ortaya çıktı

admin

Yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Çerez Politikası