İlk olarak gazetemiz Cumhuriyet’in gündeme getirdiği, Ankara’da 12 yaşındaki bir kız çocuğuna yönelik cinsel istismar dosyasındaki ‘skandal’ gelişme, TBMM gündemine taşındı.
Ankara’da olay tarihinde 12 yaşında olan bir çocuğa yönelik cinsel istismar suçlamasıyla yargılanan Ç.E.’, hakkında uygulanan elektronik kelepçeli konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirini ihlal ederek 29 Ağustos 2025’te firar etmiş ve bir yılı aşkın süre firari kaldıktan sonra “serbest” bırakılmıştı.
SKANDAL GELİŞME, MECLİS GÜNDEMİNDE
YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, Cumhuriyet’in gündeme getirdiği konuya ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına soru önergesi verdi.

Kaya, önergesinde sanığın elektronik kelepçeyi kırarak firar ettiğini, uzun süre yakalanamadığını ve Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16 Eylül 2026 tarihli ara kararının ardından ifadesi alınarak serbest bırakıldığını belirtti.
Sanığın bir gün sonra ifadesinin alındığı ve mahkeme kararı doğrultusunda serbest bırakıldığını gazetemiz Cumhuriyet yazmıştı.
“DEVLETİN GÖREVİ ÇOCUĞUN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK”
Kaya, soru önergesinde çocukların cinsel istismarına ilişkin davalarda devletin sorumluluğunun yalnızca soruşturma ve kovuşturma süreçleriyle sınırlı olmadığını vurguladı.
Çocuğun güvenliğinin sağlanması, yeniden mağdur edilmesinin önlenmesi ve hakkında kaçma riski somutlaşmış kişiler bakımından etkili tedbirlerin alınması gerektiğini belirten Kaya, dosyada adli muayene raporu, bilirkişi incelemesi ve WhatsApp yazışmaları gibi delillerin bulunduğuna dikkat çekti.
Kaya, bir yılı aşkın süre firari kalan ve daha önce elektronik kelepçeli adli kontrol tedbirini ihlal etmiş olan sanığın yakalandıktan sonra neden serbest bırakıldığının açıklanmasını istedi.
“KAÇMA GERÇEKLEŞMİŞKEN TUTUKSUZ YARGILAMANIN DAYANAĞI NEDİR?”
Soru önergesinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun tutuklama nedenlerine ilişkin hükümlerine de vurgu yapan Kaya, “Kaçma somut bir olgu olarak gerçekleşmişken ve CMK’nin 100. maddesindeki tutuklama nedenleri mevcutken, tutuksuz yargılama kararı verilmesinin dayanağı nedir?” diye sordu.
Kaya ayrıca dosyada bulunan adli muayene, bilirkişi raporu ve dijital yazışmaların sanığın tutukluluk veya adli kontrol durumunun değerlendirilmesinde hangi ölçütlerle dikkate alındığının açıklanmasını istedi.
MAĞDUR ÇOCUK VE AİLESİ İÇİN KORUMA TEDBİRİ ALINDI MI?
Kaya, soru önergesinde mağdur çocuğun ve ailesinin güvenliğine ilişkin de sorular yöneltti.
Serbest bırakma kararı verilirken BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Lanzarote Sözleşmesi doğrultusunda mağdur çocuk ve ailesi bakımından bir risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığını soran Kaya, herhangi bir koruma tedbiri uygulanıp uygulanmadığının açıklanmasını istedi.
Elektronik kelepçe sistemindeki ihlalin kolluk birimlerine hangi sürede bildirildiğini de soran Kaya, söz konusu dosyada ihlal bildirimi ile sanığın fiilen yakalanması arasında ne kadar süre geçtiğinin açıklanmasını talep etti.
HSK İNCELEMESİ VE FİRARİ SANIKLARIN SAYISINI SORDU
Kaya, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından serbest bırakma kararına karşı itiraz yapılıp yapılmadığını, yapılmadıysa gerekçesini de Bakanlığın yanıtlamasını istedi.
Ayrıca firari sanığın serbest bırakılmasıyla sonuçlanan süreç hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu nezdinde herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.
Kaya’nın önergesinde ayrıca, Bakanlık döneminde çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarından hakkında yakalama kararı bulunan sanıkların sayısı, bunlardan kaçının firari durumda olduğu ve yakalandıktan sonra kaçının tutuklandığına ilişkin istatistikler de yer aldı.
Kaya son olarak, çocuklara yönelik cinsel istismar dosyalarında verilen adli kontrol kararlarının mağdur güvenliği bakımından sonuçlarını izleyen bir mekanizma bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.


