
3Y: Yolsuzluk, Yoksulluk, Yasaklar.
3S: Soygun, Seçimsizlik, Sansür.
***
Tarih ve bilim asla yanılmaz:
Her iktidar yozlaşır ve yozlaştırır…
Mutlak iktidar, mutlaka ve mutlak olarak yozlaşır ve yozlaştırır!
***
“Şahsım Devleti”:
“Patrimonyal Sultanizm” diye de tanımlanır.
Günümüzde “Gelişmekte olan” veya “Azgelişmiş” ülkelerin, “Gelişmekte olan” veya “Azgelişmiş” sözde Demokrasilerinde otokrasi olarak görülür.
Şahsa bağlıdır.
Şahsın emirleriyle biçimlenir.
Şahsın emirleriyle yönetilir.
Adalet ve maliye başta olmak kaydıyla devlet yapısındaki bütün karar vericiler, uygulayıcılar, denetçiler, parti mensupları, bürokratlar, teknokratlar, hukukçular, akademisyenler, danışmanlar, iç içe geçmiştir ve hepsi şahsa bağlıdır.
Adalet ve ekonomi, hukuk ve üretim, gelir ve servet dağılımı, şahsın emirlerine göre kendi partisi ve oligarşisi tarafından kendi çıkarlarına uygun olarak düzenlenir.
Liyakat değil, sadakat önemlidir.
Fırsat eşitliği, sosyal haklar yoktur, iltimas (torpil) ve sadaka vardır.
***
Mutlak iktidar olan “Şahsım Devleti” uzadıkça “Üç Y” olan “Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar” önce artmaya başlar, sonra, “Üç S” olan “Soygun, Seçimsizlik ve Sansür”e dönüşür:
“Yolsuzluk”, ulusal çapta olması ve fon dolandırıcılığı yöntemiyle, çok büyük miktarlara ulaşır ve “Soygun”a dönüşür.
“Yoksulluk”, ülke kaynaklarının sömürülerek hortumlanmasından, iç ve dış borçlanma olanaklarının bitmesinden, yüksek enflasyon oranının devamından dolayı seçmeni bıktırdığı için, iktidar artık seçimleri kaybetmeye başlar ve “Seçimsizlik” sapması ortaya çıkar.
İktidar, ana muhalefeti böler, sınırlar ve kısıtlar, ayrıca seçimle kaybettiği yerleri, emrindeki mekanizmaları kullanarak ve milli iradeyi hiçe sayarak geri alır; “Seçimsizlik” böylece doğar.
“Yasaklar” ise artık ülke çapında bütün iletişim araçlarında ve ortamlarında tam bir “Sansür”e dönüşür.
Ne gazeteler ne televizyonlar ne de sosyal medya özgürdür artık.
Gazeteciler hapsedilir, televizyonlara el konur, sosyal medya hesapları yasaklanır.
Bütün soygunlar, geçim sıkıntıları, bütün siyasal yasaklar, transferler, belediyelere seçimsiz el koymalar, halktan, seçmenden gizlenmeye çalışılır ve yargının da desteğiyle, “Sansür” bütün ülkeye egemen olur.
***
Değerli okurlarım, bu yazdıklarım, tarihin ve bilimin bize öğrettiği evrensel bir süreçtir.
Dilerim bizim ülkemiz de bu sürecin kısır döngüsüne yakalanmamıştır!


