
CHP’li Mustafa Adıgüzel, yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan Çerçeve Yasa’nın oylamasına neden katılmadığıyla ilgili Cumhuriyet’e konuştu. İlk olarak neden “evet” demediğini anlatan Adıgüzel “Bu düzenleme ile sorun sadece bir terör örgütünün silah bırakması ve karşılığında örtülü af düzenlemesi olarak dar bir alana sıkıştırıldı. Bu ülkede demokratikleşme, özgürlükler, adalet, etnik ve mezhep temelli haklar ile ilgili beklentiler ortadadır. ‘Bunlar nerede’ diye sorulunca da verilen cevap, ‘daha sonraki adımda’ deniyor. Halbuki bu ilk adımı dahi yeterince tartışamadı toplum” dedi. “Yasa 467 gibi güçlü bir kabul ile geçmiş, ancak toplumdaki kabulü tam tersi yönünde” diyen Adıgüzel “Bu büyük tezat düzenlemenin toplumda yeterli tartışılıp, yeterli bilgilendirme yapılmadığını gösteriyor. İçeriyi tahkim edelim derken başka bir tarafı da tahrip etmemek için toplumsal mütabakatı yeterli bilgilendirme ile sağlamak gerekirdi. Maalesef olmadı ve toplumdaki bakış ile meclisteki sonuç bu yüzden yüz seksen derece karşıt oldu ” diye konuştu.
‘SÜRECE YETERİNCE KATKI VEREMEMİŞİZ’
YENİ Parti’nin grubu serbest bırakma kararına gönderme yapan Adıgüzel “Hani, illerde vekilleri ilin durumuna göre serbest bıraktık deniyor ama aynı partinin aynı ildeki vekilleri bile farklı tercihte bulundular. Bu durumda bizim de CHP olarak üç yıldır kendi içimize yönelik mesaimiz ve belediye operasyonu/adliye/cezaevi çevresine sıkışan siyasetimiz nedeniyle bu sürece yeterince katkı veremediğimizi, toplum ayağını da yönetemediğimizi ortaya koyuyor” yorumunu yaptı.
‘KAMUOYUNUN BİLGİSİ YOK’
Adıgüzel, “hayır” oyu vermemesiyle ilgili de “Kürt sorununu ilk tanımlayan siyasi partinin milletvekili olarak bu sürece desteğimiz var. Ayrıca konunun Türkiye’nin içinde bulunduğu jeopolitiğin bir gereği olarak gündeme alındığı da görüyorum, biliyorum. Bununla ilgili de kamuoyunun yeteri kadar bilgisi yok maalesef. Siyaset sorumluluk almayı gerektirir. Ben istikametimi zamana ve mekana göre değişen kişisel fayda hesabıyla belirlemiyorum. İstikametimi ilkesel ve bütünsel fayda ile belirliyorum. O yüzden ‘hayır’ da demedik” dedi.
‘TOPLUM YARARINA DÜZENLEME YAPILABİLİR’
Adıgüzel şunları kaydetti:
“Hâlâ daha bu süreci tüm toplum yararına Alevileri, diğer toplum kesimlerini de kapsayacak şekilde bir barış ve huzur iklimine çevirecek düzenlemeleri yapabiliriz. Verilen yüksek ‘evet’ oyu ve yüksek katılım ise, bu süreci siyasetin sahiplendiğini gösteriyor. Asıl bundan sonraki adımlarda güven duyulan ve şeffaflık içinde tartışılan tüm toplumla ortaklaşılan adımlar atılsın. Hep birlikte evet diyebilelim. CHP olarak genel başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’nun konu ile ilgili mesajları ve grubumuzun ağırlıklı ‘evet’ ve daha az sayıda katılım göstermeyen, itirazları bu yolla belirten vekiller olarak tutumu anlaşılabilir. Hem geleneklerine hem de siyasi parti hiyerarşisine uygun bir yaklaşımdır. Sonraki aşamalarında, yeni yönetim ile birlikte, süreci tüm şeffaflığı ile toplumda da paylaşarak, tartışarak CHP’nin daha da bütüncül bir tavır sergileyeceğine inanıyorum.”


