GÜNDEM

NATO hangi savaşa girecek?

Ankara’daki NATO zirvesi iki günlüğüne kenti felç etti. Caddeler neredeyse salgın dönemindeki sessizliği yaşadı. Her yer yasaktı. İktidarın basına yönelik ayrımcı tutumu katman katman uygulandı. İktidarı eleştiren gazetecilere verilen basın kartları bile işlemez oldu. Kimilerine yasaklı güzergâhlardan geçme olanağı tanındı. Kimilerine etkinliklerin bazılarını izleme, en ayrıcalıklılara liderlerin basın toplantılarını izleme şansı verildi. İktidar kapsayıcı olma sınavını yine geçemedi. Ayrımcılık hâlâ en büyük sorunumuz.

Gelelim zirveye… Basında, savaş, çatışma üreten bir örgütün zirvesine ilişkin güzellemeleri görünce şaşırmamak elde değil. Alınan kararlar çevremizde yeni gerilim, çatışma risklerini ortaya koyuyor. Sıralamaya başlayalım.

İran, zirvenin sonuç bildirgesine girdi: ABD, savaş sırasında yanına çekmekte zorlandığı müttefiklerini yine aynı ısrarla İran’ın karşısına konuşlandırmaya çalışıyor. İran Türkiye’nin doğu komşusu. NATO ile İran arasında olası bir gerilim, en çok bizi yıpratır. ABD, ittifakın toplamının çıkarlarını değil yine kendi gündemini dayattı.

Suriye terör listesinden çıkarıldı: Esad sonrası Suriye’ye yeni rollerin biçildiğini biliyoruz. Bu kapsamda Trump, Erdoğan’dan sonra en çok Şara’yı övüyor. Şara’nın zirveye katılması ve temasları, ABD’nin bölgesel politikalarında önemli rol üstleneceği hissini uyandırıyor. Bu aynı zamanda Türkiye’ye de yeni rol biçmek anlamına gelebilir.

Rusya’nın düşman olduğu vurgusu: Türkiye, kuzey komşusuyla ilişkilerini, NATO’nun bakış açısıyla nasıl bağdaştıracak? Ukrayna-Rusya savaşında dengeyi korumakta zorlanmayacak mı? Asıl ürkütücü gelişme diğer kararlarda. Ukrayna’ya 70 milyar dolarlık savunma bütçesi verilecek. Amerikan Patriot füzeleri lisans altında Ukrayna’da üretilecek. Bu iki karar, savaşın bitirilmesine yönelik söylemi tamamen yok ediyor. Tersine savaşın uzama riskini güçlendiriyor.

Grönland tartışması: Trump’ın bu konuyu yeniden gündeme getirmesinin Türkiye’yi etkilemeyeceğini düşünmek yanlış olur. Trump’ın en hoyrat şekliyle gündeme getirdiği konu özelinde, bazen ABD dayatmalarının hangi boyutlara ulaşabileceğini ortaya koyuyor. 

Övgüleri, yemeklerin güzelliğini, liderlerin yürüyüşünü bir yana bırakalım. Zirvenin sonuçları çok sevimsiz.

Gelelim Türkiye’nin beklentilerine…

Ülkemiz, güvenlik sorunlarını en üst düzeyde yaşayan NATO üyesi. ABD’nin son yıllarda hedef aldığı ülkelerden üçü; Irak, Suriye, İran komşumuz ve biz ABD ile müttefikiz. Başka saptamaya gerek var mı?

İktidarın Suriye’deki stratejik hataları, ülkeye ağır bedeller ödetti. S-400 alımı çok taraflı sorun olmayı sürdürüyor. Büyük büyük sorunların içinden Erdoğan-Trump diyaloğu ile çıkılmaya çalışılıyor. Savunma gereksinimlerinin finansmanı Türkiye’yi zorluyor. AB, ortak savunma fonundan Türkiye’yi dışlıyor. En büyük savunma örgütü NATO, aynı zamanda en büyük çelişkileri bünyesinde barındırıyor.

İktidar son 20 yılı heba etti, Türkiye’nin hava gücü eskidi, hızla güncellenmesi gerekiyor. ABD ile bir noktaya gelinmiş durumda. Kısa sürede uçak motoru, F-35’lerin verilmesi konularında sonuç almak kaçınılmaz çünkü kasım ayında yapılacak seçimler Türkiye’nin aleyhine gelişebilir.

Ancak vazgeçilmez gerçek şudur: Ülke savunması başkasına bırakılamaz. Ve nüfus planlaması da dikkatlerden kaçırılmamalı. 

İlgili Haberler

CHP’li Özgür Karabat: 19 Mayıs’ı milyonlarla birlikte kutlayacağız

admin

Yat, gemi ve ve teknelere ÖTV kararı! Yüzde 8’e yükseltildi…

admin

Ölümünden sonra kuruma evini bağışlamak için imza atan yurttaşın iddiası: ‘Kızılay vekaletnameyi değiştirdi’

admin

Yurt genelinde bu mesleği yapan da yetişen de yok! 69 yıldır makinelere direniyor

admin

AFAD duyurdu: Datça’da deprem!

admin

Sürücüler yapay zekaya dikkat! Hız ihlali yapanları böyle tespit ediyor

admin

Yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Çerez Politikası