
Beklenti şu: Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Meclis erken seçim kararı alacak. Hatta, CHP lideri Özgür Özel de “seçimlerin en geç Ekim 2027’de yapılacağını” ileri sürdü.
İşte ağırlıklı görüş bu yöndeyken ezber bozan bir iddia bizzat AKP cephesinden geldi. İşin garibi, nedense kimsenin dikkatini çekmedi.
Aydın Ünal… Yeni Şafak yazarı, AKP’nin eski vekili, dahası sekiz yıl Erdoğan’ın metin yazarlığını yapmış bir isim. Haliyle, konuşan Aydın Ünal olunca dikkat kesilmek gerek.
Aydın Ünal, TVNET’te “Siyaseten” adlı programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Devlet Bahçeli’nin yakın zaman önce yaptığı görüşmeye dair izlenimlerini aktarırken “Önemli gelişmeler var Ankara’da” diye söze başladı ve şöyle dedi:
“Sayın cumhurbaşkanı ile sayın Devlet Bahçeli baş başa görüşme yaptılar önceki gün… Dün de grup toplantıları vardı. Sayın Bahçeli’nin önemli açıklamaları oldu. (…) Grup toplantısında terörsüz Türkiye projesi ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Hatta birçok kişiyi yine şoke eden açıklamalar yaptı. Abdullah Öcalan’a ‘barışın koordinatörü’ gibi bir ifade kullandı. Bir sıfat verilmesi yönünde çağrı yaptı. Çıkışta da Cumhuriyet Halk Partisi kongresi süreciyle ilgili bir açıklama yaptı. Ve Ankara, bu çağrıları konuşuyor, tartışıyor. Burada benim bir şahsi kanaatim var, onu dile getireceğim. Ufukta bir anayasa değişikliği olduğunu görüyorum ben. Bu iki gündür verilen mesajlardan yola çıkarak…”
‘PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜŞ OLABİLİR’
Ve iktidar cephesine yakınlığıyla bilinen Aydın Ünal, “duyum” diyerek bakın sözü nereye getirdi:
“Benim yine duyumlarıma göre, sayın cumhurbaşkanı bir erken seçime sıcak bakmıyor. Yani birkaç istisna dışında, zorunlu istisna dışında da bugüne kadar erken seçime hiç sıcak bakmadı sayın cumhurbaşkanı. Bu sefer de sıcak bakmıyor. Meclis’in seçim kararı almasından ziyade anayasanın değişmesinin daha etkili olacağını, daha önemli olacağını düşünüyor. Ben hem ikili görüşmeden hem de ardından sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamadan bu anayasa değişikliğinin yolda olduğunu çıkardım. Bu benim şahsi kanaatim. Bir kulise dayanmıyor.”
Evet, yanlış okumadınız. İktidar kanadından “Anayasada Erdoğan’ı engelleyen madde değişecek ve seçim zamanında yapılacak” çıkışı geldi. Aydın Ünal’ın DEM’in ve hatta CHP’nin de bu değişime destek vereceğini söylemesi de önemliydi:
“Anayasa değişikliği girişimi olduğunda, belli ki buna DEM destek verecek, belli ki buna Cumhuriyet Halk Partisi destek verecek ve bir referanduma gitmesine gerek kalmadan anayasa değişmiş olacak. Özellikle 12 Eylül Anayasası’nın kalan izlerini silmek konusunda bir mutabakat oluşacaktır. CHP’nin DEM’in çağrıları da karşılık bulacaktır veya önerileri de karşılık bulacaktır.”
Bitti mi, bitmedi. Herkesin gözünden kaçan o konuşmasında asıl bombayı sona saklıyordu Yeni Şafak yazarı Ünal… Bakın, yeni anayasada aslında ne değişecekmiş:
“Ama asıl önemli nokta, sistemin revize edilmesi gibi geliyor bana… Yani mevcut cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini revize eden… Yani Cumhurbaşkanlığı’nın görev süresini üç döneme çıkarmakla yeterli olacağını zannetmiyorum.
Belki daha güçlü bir parlamenter sisteme dönüş de olabilir. Parlamenter sisteme dönüş de olabilir. Böyle köklü bir anayasa değişikliğinin ben gündeme geleceğini, dediğim gibi kulise bağlı olarak değil, şahsi olarak bu görüşmelerden ve bu açıklamalardan böyle bir analiz yapıyorum.”
Sözün özü… Eğer bu “duyum” ile karışık analiz doğru çıkarsa Türkiye 2028’e giderken bir erken seçim sandığını değil, tüm siyasi dengeleri baştan kuracak devasa bir anayasa masasını konuşmaya başlayacak demektir.


